Özürlülere Mesleki Rehberlik

Uzm. Psikolog Bülent Korkmaz       GİRİŞ           Özürlü olmayanlarda mesleki yöneltmede en önemli soru “hangi meslek?” sorusu iken, özürlülerde ise bu soruya gelmeden bir mesleğe yöneltilip yöneltilememesi konusu tartışılmak durumundadır. Ancak ondan sonra hangi meslek sorusunu sorabilmekteyiz. Ayrıca özürlü bireylerde özürlü olmayanlara oranla seçilebilecek olası meslek sayısının da sınırlı olması durumu zorlaştırmaktadır.          Böyle bakıldığında“Özürlülere Mesleki Rehberlik” yazısının devamını oku

Üniversite Öğrencilerinin Psikososyal Özellikleri

Uzm. Psikolog Bülent Korkmaz GİRİŞ Problem          Gelişmiş bir ülkede kalkınmanın en önemli motoru yetişmiş insan gücüdür. Bu insan gücünün yetiştirilmesi de büyük oranda üniversitelerce sağlanmaktadır. Üniversitelerde öğrenim gören gençlerin en iyi biçimde yetişmesi için de onların psiko-sosyal özelliklerinin iyi bilinmesi, farklı açılardan sorunlarının incelenmesi, eğitim sistemi ve öğrencinin birbirine uyumlandırılması ve dolayısıyla öğrencilerin uyumlarını“Üniversite Öğrencilerinin Psikososyal Özellikleri” yazısının devamını oku

Şikayet Etme Hastalığı

            Hastalık diyorum başlıkta, çünkü şikayet etmeyi gerçekten patolojik boyutta yapan önemli sayıda insanın var olduğunu düşünüyorum. Bunun psikopatolojisine girip, ruhsal analizini yapmayacağım burada. Ama bu insanlardan biraz söz edip içimdekileri dışa vurmak istedim sadece. Kimlerdir bu tipler? Ne yaparlar, nasıl davranırlar?             Öncelikle bu özel insan türünün, memnuniyetsizlikleri baş karakterleridir. Ne“Şikayet Etme Hastalığı” yazısının devamını oku

Affedebilmek

Yaşadığımız bazı olaylar bizde izler bırakır. O olaya ilişkin yoğun duygularımız, üstünden zaman geçmiş olsa da, bizi etkilemeye devam edebilirler. Biz de bu olumsuz duygulara yol açan olayları ve buna neden olan insanları kolayca unutamayız. Haksızca, yanlış biçimde olduğunu düşündüğümüz, bize yapılan şeyler, bunu yapan kişilere karşı yoğun bir öfkeye dönüşür. Öfke bazen geçicidir. İki“Affedebilmek” yazısının devamını oku

Dava

Ulusların, halkların, bireylerin bir ‘dava’sı vardır hep. Hayatlarına anlam veren bir ülkü, bir amaçtır bu onlar için. Viktor Frankl*’ın kurucusu olduğu ‘logoterapi’ ekolünün ana temasında olduğu gibi, bizi hayatta tutan da hayatımıza verdiğimiz, yüklediğimiz anlamlardır. Her inanç sistemi bir dava güder. Örneğin Tanrı’ya inanan biri onun istediği gibi bir kul olmayı davası yapar. Esir düşen“Dava” yazısının devamını oku

Kibir ve Tevazû

Kibirli insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz, ne hissediyorsunuz? Sizde saygı mı uyandırıyorlar? Ya da hayranlık mı? Yoksa onların gerçekten üstün insan olduklarını mı düşünüyorsunuz? Ya da eşi bulunmaz biri olduklarını mı? Bunu okuyan hemen herkes hayır böyle hissetmiyorum veya düşünmüyorum diyecektir kuşkusuz. Peki o zaman bu insanların kibirlerini kim besliyor? Mutlaka bu kibrin büyüsüne kapılmış, karşısındakini hakikaten“Kibir ve Tevazû” yazısının devamını oku

Rüyaların Anlatmak İstediği

Rüyalarınız size ne anlatmak istiyor? Ya da siz neye inanıyorsunuz? İnsan var olduğundan bu yana rüyaları onun fazlaca ilgisini çekmiştir. Bilim öncesi toplumlarda rüyalar, özel sırlar içeren spiritüal yaşantılar olarak görülmüş; Ya Tanrı veya tanrıların (dönemin ve toplulukların tanrı inanışlarına göre değişen biçimde) kişiye gönderdiği özel mesajlar olarak, ya gelecekten haber veren uyarılar olarak, veya“Rüyaların Anlatmak İstediği” yazısının devamını oku

Ruhun Temizlenmesi

Ruhumuzu da arabamız ya da giysilerimiz gibi temiz tutabiliyor muyuz? Üstelik ruhumuzun yenisini alma şansımız da yok!.. Aşağı yukarı hepimiz sahip olduğumuz veya kullandığımız şeyleri belli aralıklarla temizler veya birilerine temizletiriz. Giysilerimiz, evimiz, odamız, dolabımız, mutfağımız, çeşitli kişisel eşyalarımız, arabamız, çevremiz, bedenimiz vb. gibi kullandığımız her şey bir süre içinde kirlenirler ve onları temizlemek gerekliliği“Ruhun Temizlenmesi” yazısının devamını oku

Tehlikeye Dikkat! “Hedonizm”

Hedonizm. Bir yükselen trend ve bir yükselen tehlike! Öncelikle Hedonizm’in ne olduğu ile başlayalım. Hedonizm Türkçe ile ‘Hazcılık’ olarak adlandırabileceğimiz, eski yunanca ‘hedone’ (haz, zevk) anlamında olan ve eski yunan düşünürlerinden Aristippos (İ.Ö. 3.yy) ve çağdaşı Epikuros (Epikür) tarafından geliştirilmiş olan bir felsefi akımdır. Temel öğretisi ‘hayattaki en yüksek değerin haz (bedensel zevkler irdelenerek) olduğu,“Tehlikeye Dikkat! “Hedonizm”” yazısının devamını oku

İnsanın Halleri

İnsan ruhunun da, madde gibi, farklı halleri vardır ve yaşamımızı bu haller içinde geçişler yaparak devam ettiririz.. Bildiğiniz gibi maddenin üç hali vardır; katı, sıvı ve gaz (buhar) halleri. Aslında buna plazma halini (dünya dışı evrendeki, iyonlaşmış / yüksek enerjili gaz) de eklersek maddenin dört hali olduğunu söyleyebiliriz. Tüm maddeler istisnasız bu fizik prensibine dahildir ve“İnsanın Halleri” yazısının devamını oku